Sosyal Uygunluk Danışmanlığı

SA8000 / SR 10 SOSYAL SORUMLULUK

Günümüz dünyasında ekonomik, teknolojik ve politik gelişmeler, toplumları oluşturan tüm birimlerin birbirine olan bağımlılığını arttırmaktadır. Refah düzeyinin gelişmesi ve sürdürülebilir olması için bireylere olduğu kadar kuruluşlara da önemli sorumluluklar düşmektedir. Toplumlar, sosyal sorumluluğu yalnızca bireylerden değil; küçük veya büyük tüm işletmelerden, özel veya kamu tüm kuruluşlardan da beklemektedir. Dolayısıyla, kuruluşların artık sadece iyi ve kaliteli ürün veya hizmet sunması yeterli olmamakta, tercih edilen olabilmek için tüm kaynakları korumaları ve sürdürülebilir kılmaları da gerekmektedir. Kuruluşların başarısı, artık yalnız ticari kriterlerle değil, sosyal sorumluluk kavramıyla, yani topluma sağladıkları katkı ile de ölçülmektedir.

Sosyal yönden sorumluluk taşımak sadece yasal beklentileri tamamen karşılamak değil; insana, çevreye ve hissedarlarla ilişkilere daha fazla yatırım yapmak şeklinde ifade edilmektedir. Çevreye duyarlı teknolojiler ve sorumluluk sahibi bir yaklaşımla yatırımları yönlendirmek, ayrıca kuruluşların rekabet gücünü arttırmaktadır. Günümüzde tüketicilerine daha yakın olmak, ticari ilişkinin ötesinde duygusal bağlar kurmak ve rakipleri arasından tercih edilebilmek için, sosyal sorumluluk önemli bir sosyal iletişim aracıdır. Sosyal iletişimin sağlanması ancak katılımcılığın geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir, bunun için IQNET SR 10 ile tanımlanan paydaşlara dayanan yönetimin sağlanması gerekmektedir. Bunlara ilave olarak eğitim, çalışma koşulları, işçi - işveren ilişkileri gibi sosyal alanlarda yasal zorunlulukların ötesine geçen uygulamalar verimliliği olumlu etkilemektedir. Bu durum, yönetsel gelişimi sağlayarak sosyal kalkınmayı rekabetçi güce dönüştürmektedir.

Sosyal Sorumluluk sadece özel sektörün uluslararası pazarlarda daha rekabetçi olabilmesi, çalışanların iş süreçlerine daha etkin katılması, çevrenin korunması, sivil toplum-özel sektör işbirliklerinin gelişmesi için yararlı değil aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleşmesi için önemli bir unsurdur.

TS EN ISO 9001, TS EN ISO 14001, TS EN 45001 gibi diğer yönetim sistemleri ile de kolaylıkla entegre edilebilen Planla-Uygula-Kontrol Et-Önlem Al sürekli iyileştirme modeline göre tasarlanmış IQNET SR 10 sosyal sorumluluk yönetim sistemi, iyi yönetim uygulamalarının, ekonomik boyutların yanı sıra çevresel ve sosyal boyutlarla da bütünleştirilmesini sağlaması bakımından büyük işletmelerin, KOBİlerin, özel veya kamu sektöründeki tüm kuruluşların beklentilerini karşılayacak biçimde oluşturulmuştur.

NE­DEN IQNET SR 10?

v  Kuruluşun itibarını ve toplumun kuruluşa olan güvenini arttırır. Müşteri ve tüketiciler nezdinde kuruluşun imajını kuvvetlendirir.

v  Çalışan sadakatini, bağlılığını, katılımını ve moralini arttırır. Kuruluşun çalışanlarını işe alması ve motive etmesi üzerinde olumlu etkileri olur.

v  Kuruluşun marka bilinirliği ve sadakatini sağlayacağından rekabet gücünü arttırarak pazara erişimini kolaylaştırır; yatırımcı ve ortaklarla ilişkilerini güçlendirir. Tercih edilen iş ortağı olmasını kolaylaştırır.

v  Müşteriler, tüketiciler, çalışanlar, toplum, tedarikçiler, yerel yönetimler dahil olmak üzere tüm paydaşların beklenti ve ihtiyaçlarını anlamayı sağlar; tüm paydaşlarla iletişimi geliştirir.

v  Küresel sosyal sorumluluk yönetim sistemi oluşturur, ayrıca ISO standartlarına dayanan tüm yönetim sistemleri (9001, 14001,vb.) ve mükemmellik modelleri (EFQM vb) ile entegrasyonu kolaydır.

v  Artan üretkenlik ve kaynakların verimli kullanımı, azalan enerji ve su tüketimi, azalan atık, ve kıymetli yan ürünlerin geri kazanımı ile birlikte tasarruf elde edilmesine yardımcı olur.

v  Kuruluşun risk yönetimi uygulamalarını geliştirmesini sağlar.

v  Toplum ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirir. Kuruluşun ekosistem ve biyoçeşitlilik üzerinde olumlu etkileri olan faaliyet ve girişimleri uygulamasını destekler.

v  Kuruluşun uzun vadeli karlılığını arttırır ve sürdürülebilir kılar.

 BSCI SOSYAL SORUMLULUK STANDARDI/BELGESİ

BSCI Belgesi Nedir? Sosyal uyumluluk standardı BSCİ tedarikçi kuruluşlarınızın sosyal sorumluluk kurallarına göre uyumluluklarını izlemenizi sağlamaktadır.

BSCI, merkezi Belçika Brüksel olan Ticaret Birliği tarafından organize edilmiş olup etik sosyal değerleri inceleme üzerine kuruluşudur. BSCİ Uluslararası İş Örgütü kurallarını esas alır ve tedarikçilerin bu konuda sürekli iyileştirme yapmalarını esas tutar. Burada esas hedef bu standardın çok üzerinde bir standart olan SA 8000 standardı çerçevesinde belgelendirme için ön hazırlıktır.

BSCI standardı kapsamı;

v   Yasal uyum

v   Çalışma saatleri

v   İş Tazminatları

v   Çocuk işçiliği önlenmesi

v   Zorla istihdamın önlenmesi

v   Sendika özgürlüğü

v   Ayrımcılığın önüne geçme

v   İşçi sağlığı ve güvenliği

v   Yönetim standartları

v   Çevre güvenlik politikası

 

BSCI STANDARDI

BSCI standardı başlıkları

Bölüm A – Zorunlu bilgilerin kaydı tedarikçi kayıtları

Bölüm B - BSCI denetimi: Sosyal gereksinimler ve sosyal uyumluluk maddeleri

Bölüm C – Endüstriyel uygulamaların kaydı

Uzman Yönetim Danışmanımız, BSCI standardı konusunda sizlerin sorularınıza cevap verebilir.

SEDEX DANIŞMANLIK HİZMETİ

Tedarikçilerin etik verilerini paylaşabilmesine olanak tanıyan SEDEX (Tedarikçi Etik Veri Paylaşımı), merkezi İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Günümüzde 150’den fazla ülkede 50 binden fazla üyesi bulunan bu küresel organizasyon, tedarik zincirlerinde sorumlu kaynak verilerini paylaşmak için dünyanın en büyük işbirlikçi platformlarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Bugün on binlerce şirketin işçi hakları, sağlık ve güvenlik, çevre ve iş etiği konusundaki performanslarını yönetmek için kullandığı SEDEX, hizmetleri ile üyelere birçok farklı veri, standart ve sertifikasyonu bir araya getirme, bilgili ve etkin iş kararları alma ve değer zincirleri arasında sürekli iyileştirmeyi sağlama imkânı vermektedir. Bu nedenle, birçok şirket bu büyük ailenin içerisinde yer almak için SEDEX Danışmanlığı almakta ve bu sisteme entegre olmaya çalışmaktadır.

SEDEX’e üye olan şirketler, onaylı SEDEX denetimi yapan kuruluşlar tarafından denetlenmekte ve hazırlanan denetim raporları, SEDEX üyesi olan şirketlerin görebileceği ve inceleyebileceği bir sistem olan SMETA’ya (Sedex Üyeleri Etik Ticaret Denetimi) yüklenmektedir. SMETA, denetçilerin, SEDEX’in dört temel alanı (çalışma, sağlık ve güvenlik, çevre, iş etiği) ile ilgili sorumlu iş uygulamalarının tüm yönlerini kapsayan yüksek kaliteli denetimler yapmalarına yardımcı olması için tasarlanmıştır. SMETA ile tedarikçilerin bir denetimi birden fazla müşteriyle paylaşması, birden fazla müşteri gereksinimini karşılaması ve etik denetimde yinelemenin azaltılması amaçlanmaktadır.

SMETA Şartları

SEDEX Danışmanlığı ile şirketler, SEDEX sistemine entegre olmak için büyük önem taşıyan SMETA ve SMETA kritlerlerini öğrenme şansına sahip olmaktadır. SMETA şartlarını şöyle sıralayabiliriz:

v   Çalışma özgürlüğü ve zorla çalıştırmaların önüne geçilmesi.

v   Sendika, toplu sözleşme ve çalışanların yönetime karşı bir araya gelme özgürlüğü

v   Şirket içerisinde her türlü ayrımcılık ve buna sebebiyet verecek durumların önlenmesi.

v   Çalışanların maaşları, çalışma saatlerinin uygunluğu ve ücret ödenmeden yapılan fazla çalıştırmaların engellenmesi; çocuk işçi çalıştırmanın önüne geçilmesi.

v   Çalışma sahasında güvenlik, emniyet ve sağlık koşullarının istenen düzeyde olması.

v   Çevre ile ilgili konular ve çevre yönetimlerine uygunluğun sağlanması

v   Şirket yönetimi ve yapılanması.

 

SEDEX Danışmanlığı Neden Bu Kadar Önemli?

SEDEX’e üye olarak SMETA denetimleri neticesinde aldığı denetim raporlarını diğer firmalarla paylaşma imkânı bulan şirketler, böylelikle yönetimde şeffaflığı sağlamış olmakta; çalışma şartlarının uygunluğunu ve piyasada rekabet içerisinde olduğu diğer firmalara karşı elde ettiği üstünlüğünü, ürün ya da hizmet sağladığı şirketlere gösterebilmektedir. Böylelikle, büyük bir avantaj sağlamakta ve piyasada haklı bir itibar elde edebilmektedir. Fakat bunu elde edebilmek için SMETA denetimlerinin geçilmesi; öncesinde de çok ciddi bir hazırlık yapılması gerekmektedir. SEDEX Danışmanlığı almadan bu denetimlere hazır olunması pek mümkün değildir. Zira bu denetimler sırasında yukarıda da bahsedildiği gibi sağlanması gereken çok fazla sayıda kıstas ve dikkat edilmesi gereken çok önemli detaylar bulunmaktadır. SEDEX eğitimi kapsamında bunların hepsi anlatılmakta ve şirketin hızlı ve kolay bir denetim süreci geçirmesi sağlanmaktadır.

SEDEX Danışmanlığı Süresi ve Ücretleri

SEDEX Danışmanlığı’nın süresi çalışan sayısı ve profiline bağlı olarak 3 hafta ile 6 ay arasında değişebilmektedir. Bu süre, denetim yapılacak şirketin büyüklüğü ve şirketin öncesinde denetim ile yaptığı hazırlığa bağlı olarak değişmektedir. Bunun yanında, denetimler sırasında ne kadar az sayıda uygunsuzluk tespit edilirse bu uygunsuzlukların kapatılması için harcanacak süre de kısalacağından toplam denetim süresi de daha az olacaktır. Danışmanlık ücretleri ise sürenin uzunluğu ve firmanın faaliyet alanına bağlı olarak farklı seviyelerde belirlenebilmektedir. SMETA denetimlerinde tam anlamıyla bir başarı elde edebilmek için süreç içerisinde bir danışmanlık firması ile çalışmakta büyük fayda vardır.

WORKPLACE CONDITIONS ASSESSMENT (WCA)

Günümüzde birçok uluslararası firma veya marka, ürün ya da hizmet tedarikini genellikle faaliyet gösterdiği ana merkezin dışından yapmaktadır. Tedarikçi sayısı bir hayli fazla olan bu firmalar, satın alma yaptığı büyük ya da küçük tedarikçileri çeşitli kategorilerde değerlendirmekte zorluklar yaşamaktadır. Bu nedenle, tedarikçileri çalışma ortamı, iş yeri koşulları ve çalışanlarının sosyal haklarının yeterliliğinin değerlendirilmesinde daha etkili çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır. Zira özellikle fabrikalarında üretim gerçekleştiren firmalar, hem kendilerini rakipleri ile karşılaştırmak hem de uluslararası standartlara uygunluğu sağlamak için doğru bir strateji izlemeyi istemektedir. Bu bağlamda, INTERTEK tarafından oluşturulan Workplace Conditions Assessment (WCA | İş Yeri Çalışma Koşulları Değerlendirilmesi) programı, firmalar için daha şeffaf ve sürekli iyileştirmeyi temel alan gelişmiş bir değerlendirme çerçevesi olmuştur.

 

Workplace Conditions Assessment programı, firmaların iş yeri koşullarını, doğru teknikler ile verimli bir şekilde değerlendirilmesini sağlamaktadır. Bunu yaparken de yaygın ve kabul görmüş olan endüstri standartlarını kullanmaktadır. Workplace Conditions Assessment, böylelikle, kendilerini en iyi uygulamaları göz önüne alarak iyileştirmek isteyen şirketler ve tesisler için güçlü ve uygun maliyetli bir çözüm sunmaktadır.

Tedarikçi işyeri koşullarını değerlendirmek, kıyaslamak ve sürekli iyileştirmek için Workplace Conditions Assessment, şüphesiz çok etkili ve güçlü bir araçtır. Firmalar, Workplace Conditions Assessment ile tedarikçilerini değerlendirmek için ekstra bir zaman veya emek harcamak zorunda kalmamaktadır. Workplace Conditions Assessment programını destekleyen web tabanlı bir platform, denetim süreçlerini otomatize etmekte ve tüm tedarik zincirinde verimliliği artırmaktadır.

Workplace Conditions Assessment ‘in Kapsamı

Programın bir iş yeri ile ilgili değerlendirmeye aldığı konuları şöyle sıralayabiliriz:

v   Emek: Bu başlık altında değerlendirilen konuların başında çocuk işçiliği veya zorla işçi çalıştırma gelmektedir. Bunun yanında, iş yerinde ayrımcılık, disiplin, her türlü taciz ya da istismar, işçilerin örgütlenme ve iş sözleşmesi hakkı da ele alınmaktadır.

v   Çalışma ücretleri ve saatleri: İşçilerin çalışma saatleri ve aldıkları ücretler; ayrıca, sosyal ve yan hakları da bu başlık içerisinde değerlendirilmektedir.

v   Sağlık ve güvenlik: İş yerinde sağlık ve güvenliğe dair alınması gereken önlemler, acil durum eylem planları, kimyasal ve tehlikeli maddeler ile ilgili yönetmelikler vs de Workplace Conditions Assessment ‘in kapsama alanındadır.

v   Yönetim sistemleri: Dokümantasyon, iş yeri kayıtları, işçilerin yaptığı geri bildirimler, denetim ve düzeltici faaliyetler bu başlık altında değerlendirilmektedir.

v   Çevre: Workplace Conditions Assessment için en önemli konulardan biri de çevredir. Çevre yönetim sistemleri, sera gazı emisyonu, atık yönetimi ve bu konulardaki yasalara uygunluk çevre başlığı içerisinde yer almaktadır.

 

Workplace Conditions Assessment ‘in Sağladığı Avantajlar

Programa entegre olan firmalar, şu konularda avantaj elde etmektedir:

v   İş yeri çalışma koşulları, daha rahat, daha sağlıklı ve üretken bir hale getirilebilmektedir.

v   Workplace Conditions Assessment ile gerçek zamanlı veri ve bilgi yönetimine dayalı daha iyi bir karar verme mekanizması oluşturulabilmektedir.

v   Sektördeki en iyi uygulamalara tam uygunluk sağlandığı için piyasada tercih edilen bir tedarikçi olmayı kolaylaştırmaktadır.

v   Workplace Conditions Assessment ile daha şeffaf ve güvene dayalı bir iş ilişkisi inşa edilebildiğinden, tedarikçiler ile daha iyi ve uzun vadeli ortaklıklar oluşturulabilmektedir.

v   Tekrar eden sürekli denetimlerden doğan zaman kaybının, denetim yorgunluğunun, azaltılması mümkün olmaktadır.

v   Programın gerektirdiği denetimlerden başarı ile geçen tedarikçilere sunulan ödül ve belge ile motivasyon artışı sağlanmaktadır.

Son yıllarda daha etik ve çalışanların haklarını gözeten yönetim anlayışının; buna bağlı olarak daha iyi çalışma koşullarının uluslararası düzeyde önem kazanması ile beraber bu program da firmalar için daha değerli hale gelmiştir. Bu programa dâhil olup denetimleri başarıyla geçen firmalar, hem daha verimli, güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı inşa edebilmekte, hem de piyasada rekabet gücünü artırıp prestijini ve marka imajını güçlendirebilmektedir. Bununla beraber, ISO 9001, ISO 14001 gibi oldukça temel ve zaruri olan kalite ve çevre yönetim sistemlerine de uyum daha hızlı ve kolay bir şekilde sağlanabilmektedir. WCA’ya dâhil olmak isteyen firmaların, denetimlerden önce firma bünyesinde bu konuda bazı personellerinin eğitim almasını sağlamalıdır. Bunun için WCA ile ilgili eğitim, danışmanlık ve belgelendirme hizmetleri sunan akredite olmuş kuruluşlardan destek alınabilmektedir.

ETI (Etik Ticaret Girişimi)

ETI (Etik Ticaret Girişimi), dünya genelinde işçi haklarına saygıyı teşvik eden şirketler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) bir araya gelmesiyle oluşturduğu sosyal bir birliktir. ETI ‘nin vizyonu, tüm çalışanların sömürü ve ayrımcılıktan uzak olduğu; özgür güvenli ve eşit koşullardan yararlandığı bir dünya inşa etmektir.

Etik Ticaret Nedir ve Neden Gereklidir?

Etik ticaret kavramı, toptan ya da perakende satış yapan firmaların, markaların ve tedarikçilerin; sattıkları ürünleri üreten işçilerin çalışma koşullarını iyileştirme sorumluluğunu ifade etmektedir. Zira, özellikle büyük markaların birçoğunun ürünlerini, işçi haklarını korumak için tasarlanan kanunların yetersiz olduğu veya uygulanmadığı yoksul ülkelerde bulunan işçiler üretmektedir. Bu bağlamda, etik ticaret taahhüdü olan şirketler, işçi haklarını ve çalışmalarını düzenleyen kanunları uygularken, tüm tedarikçilerinden de bunu uygulamalarını istemektedir. Bu tür kanunlar ücretler, çalışma saatleri, sağlık ve güvenlik ve serbest sendikalara katılma hakkı gibi konuları ele almaktadır.

Dünyada birçok sektörde ticari faaliyetler gerçekleşirken etik ticaret yapmak kavramı, göründüğünden çok daha zordur. Çünkü modern tedarik zincirleri çok geniş ve karmaşık bir yapıdadır ve bütün dünyaya yayılmış durumdadır. Böyle bir alanda işçi konularını geniş bir kapsamda ele almak firmaları ve ilgili otoriteleri zorlamaktadır. Bu bağlamda kurulan ve çalışmalarını yürüten ETI, kurumların, sendika veya gönüllü kuruluşların tek başına ele almakta zorlandığı birçok soruna bir bütün olarak yanıt aramayı ve sürdürülebilir çözüm üretmeyi amaçlamaktadır.

ETI ‘nin Görev ve Sorumlulukları

ETI üyesi olan şirketler, sendikalar ve gönüllü kuruluşlar, şirketlerin etik ticaret yapmak için atmaları gereken adımları ve işçilerin yaşamlarında nasıl olumlu bir fark yaratabilecekleri hakkında birçok karmaşık sorunu çözmek için beraber çalışmaktadır. Bu bağlamda ETI, etik ticarette en iyi uygulamaları belirlemektedir. Tüm üyeler, Uluslararası Çalışma Örgütü´nün (ILO) standartlarına dayanan ETI Temel İş Kanunu´nu (ETI Base Code) uygulamayı kabul etmektedir.

 

ETI Temel İş Kanunu özetle aşağıdaki kurallardan oluşmaktadır:

v   İşçiler çalışmakta özgürdürler; zorla çalıştırmanın hiçbir türü kabul edilemez.

v   İşçiler kendi içerisinde örgütlenme ve sendikaya katılma hakkına sahiptir.

v   Çalışma koşulları güvenli ve hijyenik olmalıdır.

v   Çocuk işçiliği asla kabul edilemez.

v   İşçilerin ücretleri, rahat bir hayat sürdürmelerini sağlayacak miktarda belirlenmelidir.

v   Çalışma saatleri gerektiğinden asla uzun tutulmamalıdır.

v   Şirket içerisinde din, dil, ırk, yaş, cinsiyet vb konularda yapılabilecek ayrımcılığın her türlüsü engellenmellidir.

v   Düzenli istihdam sağlanmalıdır.

v   İşçilere, fiziksel istismar, disiplin cezası, tehdit ya da sözlü veya yazılı bir şekilde yapılacak sert ve insanlık dışı muameleler asla kabul edilemez.

ETI, işçilerin kendilerine yardımcı olmalarını da sağlamaktadır. İşçiler, sendikalar aracılığıyla yönetimle pazarlık etmeleri için alan yaratmaya yardımcı olabilir. Bu bağlamda ETI, dünyanın çeşitli ülkelerinde işçilerin hakları konusunda farkındalık yaratan girişimleri desteklemektedir.

Birlik ayrıca, işçi sorunlarına etkili ve sürdürülebilir çözümler bulmak için şirketler, tedarikçiler, sendikalar, STK´lar ve hükümetler arasında ortak hareket edilmesi için bir farkındalık sağlamaktadır. Sadece bireysel iş yerleri değil, aynı zamanda tüm ülkeleri ve endüstrileri etkileyen sorunları ele almak için kaynak sağlayan kilit ülkelerde ve uluslararası düzeyde ortaklıklar kurmaktadır.

Günümüzün küresel ekonomisinde, tüm şirketlerin tedarik zincirlerinde çeşitli sorunları bulunmaktadır. Bir şirket ETI ´ye katılarak bu sorunları kabul etmekte ve bunlarla başa çıkmak için bir taahhüt vermektedir. Bu nedenle, üye şirketler, yaptıkları çalışmalarla ilgili iki yılda bir olmak üzere bir rapor hazırlamak zorundadır. Bu bağlamda birlik, onların zaman içinde etik ticaret performanslarını artırmalarını sağlamakta ve çalışmalarını takip etmektedir. Yeterli ilerlemeyi gösteremeyen veya üyelik yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketler için ise katı bir bir disiplin prosedürü uygulanmaktadır.

ETI Türkiye

Birliğin Türkiye platformu belirli periyotlar ile Türkiye’de de toplantı gerçekleştirmektedir. En son 27 Mart 2018 tarihinde İstanbul´da düzenlenen ETI Türkiye Platformu yıllık etkinliği ile ilgili bir özet rapor da paylaşılmaktadır. Bir gün süren etkinliğe ETI merkezden ve ülke ofislerinden yetkililer, tekstil ve giyim markaları, tedarikçiler, işverenler ve üretici dernekleri, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Türkiye Ofisi, Birleşik İş Türkiye Projesi, Türkiye İş Kurumu (IŞKUR) ve bazı STK´lar katılmaktadır. Her kurum yetkilisi, toplantıda söz alarak görüş ve önerilerini dile getirmektedir. Böylelikle, daha iyi bir çalışma ortamı ve şartları için hem işçi ve işveren, hem de diğer sendika ve gönüllü kuruluşlar gözünden değerlendirmeler alınmaktadır.